31 Aralık 2013 Salı

haftada birkaç doz

sinirden ağladığın, sabrının tükentiği, aklını yitirmenin pamuk ipliğine bağlı olduğu anda yorganının altından minicik bir çorap çıkar. ve dönüp saatlerce sınanarak uyutmaya çalıştığın o çocuğu alıp, içine sokmak istersin. 
böyle gel-geç akıllılıkmış anne olmak

29 Aralık 2013 Pazar

kundaklasak da mı uyutsak kundaklamasak da mı?

Deren 3 gündür isyan bayrağını çekti. 8. ay dolduğu gün kundak istememeye, sardığımız anda çığlık kiyamet ağlamaya başladı. 
serbest yatmak garip geliyor, oyun sanıyor, gecenin köründe kendini bir o tarafa bir bu tarafa atıyor. tam da uyku eğitiminin ortasında! hoş, kundaklı, ağzında emzikle güya eğittiğimi sanıyorum, biliyordum bir arıza çıkaracaklarını. 

ilk gece kapıştık. onun mu işi zor benim mi? o mu daha çok yoruldu ben mi? o mu tırlatmaya ramak kaldı modunda ben mi? 9 dan 1 e kız zırt pırt kalktığında o mu pışpışlamalı ben mi? akşam koltukta sızmak, megafondan kız bağırdığında hımhımlanıp diğer tarafına dönmek onun hakkı mı benim mi?
işte tüm mesele bu!
bütün gün canımı çıkaracak gibi olan soru...
biri çıkıp "tabiki sen" dese, sırf deli ruhuma iyi gelir, döner yine gece, her yatağıma yattığım anda cırlayan kızımı, ilk defa uyanmış gibi pışpışlardım. 

28 Aralık 2013 Cumartesi

derenli ev

eski ev değil, bizler de eski biz değiliz
mesela kocamın yüzü artık o kadar büyük ki...

tam 8 aydır Deren'le tek başıma yaşamaya, büyümeye, sabretmeye çalışıyorum -çalışıyoruz-
arada bir de buralarda dert yanarım...